|   |   | 

Başbakan Erdoğan'dan Yılmazer'e Suç Duyurusu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisine iftira ve hakarette bulunduğu iddiasıyla eski İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer hakkında suç duyurusunda bulundu.

Başbakan Erdoğan'dan Yılmazer'e Suç Duyurusu

 Dilekçede, "Yılmazer'in yurt dışında taşınmaz satın aldığı, yurt dışına çıkarak, bir daha dönmeyeceği şeklinde duyum alındığı" bildirilerek, Yılmazer hakkında soruşturma yapılması ve yurt dışına çıkış yasağı konulması için mahkemeye başvurulması istendi.

Erdoğan'ın avukatları Ali Özkaya, Muammer Cemaloğlu ve Burhanettin Sevencan'ın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği suç duyurusu dilekçesinde, Yılmazer'in, katıldığı televizyon programında açıklamalarda bulunduğu belirtildi.

Yılmazer'in, özetle, "Ergenekon Örgütü Davası olarak bilinen ve içinde 20'nin üzerinde iddianame ile birleştirilen davaların olduğu ana dava, Balyoz, Odatv, İnternet Andıcı, Devrimci Karargah davaları ile bu davalardaki tutuklamaların Başbakan'ın bilgisi ve talimatıyla olduğu; eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Mehmet Haberal, Hurşit Tolon, Engin Alan, Hanefi Avcı, Ahmet Şık gibi kişilerin Başbakan'ın talimatıyla tutuklandıkları, davaların başından sonuna kadar bizzat Başbakan tarafından yönetildiğini" beyan ettiği anlatıldı.

"Başbakan'ın kimseyi tutuklama veya tutuklattırma yetkisinin olmadığı" vurgulanan dilekçede, Erdoğan'ın, ülkede gerçek bir hukuk devletinin yerleşmesi için çetelerle, örgütlü suç yapılarıyla, vesayet rejimleriyle mücadele edilmesi konusunda soruşturma mercilerine her türlü desteği verdiğine işaret edildi.

"Ergeneko adı altında bir suç örgütünün varlığı" iddiasına ilişkin istihbarat raporları devletin "üst yöneticilerince" arz edildiğinde, Erdoğan'ın bunlarla ilgili tedbirlerin alınması talimatı verdiği belirtilen dilekçede, İlker Başbuğ'un, "hükümeti cebren yıkma" iddiasıyla ifadeye çağrılması konusunda Başbakan'ın bilgilendirilmesinin doğal olduğuna dikkat çekildi. Dilekçede, şunlar kaydedildi:

"İfadeye çağrılma ayrı şey, ifadeye giden herkesin tutuklanması için bir oluşum yapmak ayrı şeydir. Şüpheli, adı geçen davaların bir kısım sanıklarıyla ilgili ifadeye çağrılma kısmında sunulan bilgiyi kasten çarpıtarak ve belki de yaptığı bir kısım suç teşkil eden fiillerin ortaya çıkması endişesiyle kasıtlı olarak müvekkile iftira atmaktadır. Yaşadığımız günlerde ortaya çıkan yeni bilgiler ve paralel yapılanma iddiaları nedeniyle bu davalarda yargılanan ve haksız yere hapis yattığını ileri süren kişilerin de çokluğu karşısında, şüpheli bu insanları müvekkilime karşı kışkırtmakta ve toplumsal kargaşa çıkmasını istemektedir."

"Bunun kabul edilemez bir iddia olduğunu tüm süreçlerde beyan etti"
Erdoğan'ın, hukuka uygun yürütüldüğüne inandığı süreçlere sonuna kadar sahip çıktığı, kamu görevlilerini yüreklendirdiği belirtilen dilekçede, ancak bu soruşturmaların "dalga dalga" yapılması ve "hukuka aykırı soruşturma yapılıyor ve sahte delil üretiliyor" eleştirisini ciddi bulması üzerine "Bu dalga dalga operasyonlar milleti boğacak" dediği ve yanlış gördüklerini kamuoyu önünde dile getirdiği hatırlatıldı.

Dilekçede, Erdoğan'a, Başbuğ'un ifadeye çağrılacağı bilgisi verildiği, onun da "Genelkurmay Başkanlığı yapmış emekli bir komutanın ifadeye çağrılması" nedeniyle gerekli insani hassasiyetle davranılması konusunda görüşünü açıklayıp, talimat verdiği anlatıldı.

"Bugün bile Erdoğan'ın anlayamadığı bir şekilde, Türkiye Cumhuriyeti'nin meşru Genelkurmay Başkanı'nın 'terör örgütü kurmak ve yönetmek' iddiasıyla tutuklandığı ve Anayasa'nın 145. ve 148. maddesinin açık hükümlerine rağmen özel yetkili ağır ceza mahkemesinde yargılandığı" kaydedilen dilekçede, Erdoğan'ın, "Başbuğ'un, terör örgütü kurucu ve yöneticisi olarak nitelendirilerek suçlanmasının haksızlık ve yanlış olduğunu, bunun kabul edilemez bir iddia olduğunu" tüm süreçlerde beyan ettiği aktarıldı.

O günlerde bazı gazetelerde ve görsel medyada, Erdoğan'ın bu açıklamalarının eleştirildiği hatırlatılan dilekçede, "İnternet Andıcı" davasının doğrudan hedefi Ak Parti ve partili milletvekillerince kurulan hükümet olmasına ve partinin davaya müdahilliğine rağmen hiçbir duruşmaya katılınmadığı ifade edildi.

"Suç işleyenlerin suçlarını başkası üzerine yıkma çabası"
"Erdoğan'ın, Başbuğ'un değil tutuklanmasını istemesi, tutuklanmasından bile sonradan haberdar olduğu" belirtilen dilekçede, "Yılmazer'in, iftira attığı" kaydedildi ve şu ifadeler kullanıldı:

"Nedim Şener ve Ahmet Şık olayı da aynen buna benzemektedir. Şüpheli ve örgütlü olarak beraber hareket ettikleri bir kısım kamu görevlileri ile basın yayın organlarındaki yandaşlarınca ülkemize özgü, henüz yayınlanmamış, bağlı oldukları hoca ve kamu görevlileri hakkındaki bir kitabın daha matbaadayken basılıp yok edilmesi ve yazarının tutuklanmasına sebep olacak bir süreç işletmiştir. Buna gerekçe olarak da olayla hiç ilgisi olmayan ve kanunlarımızdaki tek istisna hüküm olan Basın Kanunu'nun 25/1. maddesi gerekçe yapılmıştır. Müvekkil Sayın Başbakan, şüpheli ile beraber hareket eden kamu görevlilerinin artık kamu görevi ile bağdaşmayan davranışlara girdikleri ve baş amaçlarının olduğuna dair kendisine arz edilen bilgiler sonucu bir kanaate vararak, şüpheli ile bir kısım kamu görevlilerinin görevinden alınması talimatını vermiştir. Müvekkilimin haberi olmadığı bir konudan iftiraya uğraması ancak suç işleyenlerin suçlarını başkası üzerine yıkma çabası olarak izah edilebilir. Zaten Nedim Şener de hem yayın anında attığı twitlerle hem de öncesindeki açıklamalarıyla Sayın Başbakan'ın süreçten haberinin olmadığını açıklamıştır."

Yılmazer hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulması istendi

Yılmazer'in diğer kişilerin tutuklanması hususundaki beyanlarında da benzer iftira ve hezeyanlar olduğu kaydedilen dilekçede, Yılmazer'in, "Tüm tutuklamaları biz yaptık" demesinin "suç itirafı" olduğuna yer verildi.

"Savcılığın, bu suç itirafından yola çıkarak, bu soruşturmalarda görev alan kamu görevlileri içinde 'paralel bir yapının' olup olmadığını tespit etmesinin beklendiği" bildirilen dilekçede, Yılmazer'in, "kendisiyle beraber hareket eden örgütlü yapıdan gözleri uzaklaştırmak ve başka kişilere suç atmak gayreti içinde olduğu" ifade edildi.

Dilekçede, "Yılmazer'in yurt dışında taşınmaz satın aldığı, yurt dışına çıkarak, bir daha dönmeyeceği şeklinde duyum alındığı" bildirilerek, Yılmazer hakkında soruşturma yapılması ve yurt dışına çıkış yasağı konulması için mahkemeye başvurulması istendi.

Gündem Haberleri

Gündem Kategorisindeki diğer haberler

  • Cerablus'ta Yeni Dönem Başlıyor

    Cerablus'ta Yeni Dönem Başlıyor

    Fırat Kalkanı Harekatı ile DEAŞ'ın elinden kurtarılan Cerablus'ta güvenlik ve asayişi sağlayan Özgür Suriye Ordusu, kentteki savaşçılarını geri çekiyor. Yeni dönemin başladığı Cerablus'ta ÖSO birliklerinin yerine Türkiye'de eğitilen polisler, güvenlik ve asayişi sağlayacak.

  • Emekli Maaşı Bağlanma Süresi Kısalıyor

    Emekli Maaşı Bağlanma Süresi Kısalıyor

    SGK Adana İl Müdürü Bilal Canpolat, ortalama 21 gün olan emekli maaşı bağlanma süresini Randevulu Emeklilik Sistemi ile vatandaşın evraklarını verdikten sonra bu süreyi 10 güne düşürmeyi hedeflediklerini söyledi.

  • Ayberk Atilla Hayatını Kaybetti

    Ayberk Atilla Hayatını Kaybetti

    Mesane kanseri nedeniyle hastanede tedavi gören Ayberk Atilla, bu sabah hayatını kaybetti. Ünlü oyuncu 71 yaşında hayata gözlerini yumdu.

  • ABD'den Bir Skandal Daha!

    ABD'den Bir Skandal Daha!

    ABD ve İngiliz uzmanlarca Irak’ın Sincar bölgesinde eğitilen bölücü terör örgütü PKK’nın, yıllardır kullandığı poşulu, mekap ayakkabılı, şalvarlı kıyafetleri eğitimden sonra çıkarıldı.

  • Bu Hafta En Çok Borsa Kazandırdı

    Bu Hafta En Çok Borsa Kazandırdı

    Borsa İstanbul`da işlem gören hisse senetleri haftalık bazda ortalama yüzde 1,89 yükseldi. 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta yüzde 1,30 değer kazandı. Euro/TL bu hafta yüzde 0,97 arttı.

  • 21 Ocak 2017 Yurtta Hava Durumu

    21 Ocak 2017 Yurtta Hava Durumu

    Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığında önemli bir değişiklik olmayacağı, ülke genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın genellikle kuzey yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.

  • Sadık Müşteriye Ayrıcalık Geliyor!

    Sadık Müşteriye Ayrıcalık Geliyor!

    Elektrik piyasasında "kazan-kazan" uygulamasına geçiliyor. Tüketicilerin müşteri profilleri çıkarılarak ödemelerine ne kadar sadık olduklarına bakılacak. Daha sonra bu kişilere 'sadık tüketici' tarifesi uygulanacak.

© Copyright 2016 | 3DKonut.com inşaat, konut projeleri ve emlak haberleri platformu bir 3DVisualEarth iştirakidir. | Her Hakkı Saklıdır.