|   |   | 

Future Park'ta Çatıları Şeffaflaştırdık

Future Park'ın mimarı Bekir Cenap Altıparmak,"Future Park'ta çatıları şeffaflaştırarak gün ışığını içeriye aldık"

Future Park'ta Çatıları Şeffaflaştırdık

Rezidans, otel, çarşı ve konutlarıyla karma bir proje olan Future Park İstanbul'un mimarisine Mimar İsmail Tepe ile birlikte imzasını atan Yüksek Mimar Bekir Cenap Altıparmak, avlu kültürünü modern mimariye kazandırıyor. Çatıları şeffaflaştırarak gün ışığını içeriye alan mimar, proje içerisinde her bir noktayı doğal yaşamla buluşturmayı amaçlıyor.

Rezidans, otel ev konseptinden oluşan Future Park İstanbul’da nasıl bir hayat olacak?

Tüm projelerde temel yaklaşım, kullanım ihtiyaçlarını karşılayabilmeye ve bunun yanında estetik değerleri de verebilmeye yöneliktir. Esenyurt bölgesi İstanbul'un hızla gelişen bölgeleri arasında başı çekiyor. Future Park İstanbul projesinde Bekir Cenap Altıparmak Mimarlık olarak iş adamlarını, aileleri ve stüdyo dairelerini tercih eden kitleyi göz önünde bulundurarak her ihtiyacın karşılanabileceği ve konforlu bir yaşamın sürüneceği bir proje tasarlamayı hedefledik. Geniş bir hedef kitleye ulaşmayı amaçladığımızdan dolayı proje içerisindeki dairelerimizi bu kitlenin ihtiyaçları doğrultusunda belirledik. Ailelerin ve stüdyo dairelerde yaşayacak olanların ihtiyaçlarının farklı olacağını gözeterek iki kitleyi farklı bloklara yerleştirdik. Nitekim otel, rezidans bölümünü ailelerin yaşayacakları alandan ayırarak sosyal yaşamın daha fazla olduğu çarşı ve otel bölümümüzde konumlandırdık. Future Park'ın çevresinde üç tane yüksek konumlanan proje yer alıyor. Bizde bu projelere uyum sağlayacak şekilde hareket ettik. Future anlayışını, esasen proje içerisinde otel bloklarımızın arkasında yer alan avlulu bloklarımız yansıtıyor. Bu bloklarda çatıyı şeffaflaştırarak dışarıdaki güneş ışığını içeriye aldık. Böylelikle ev sahiplerine kapılarını açtığında bir Daire de değil de bahçeli bir evde yaşıyor duygusunu yaşattırmayı hedefledik. Proje içerisinde otel, diğer bloklarla bir arada gibi dursa da diğer konutlardan biraz daha farklı olarak konumlandırıldı.

Proje içerisinde sosyal donatı olarak neler sunuldu?

Future Park İstanbul, çok geniş bir Park Alanı olan Haramidere'nin yanında yükseliyor. Projeyi tasarlarken bu parkı görebilecek şekilde bir konumlandırma yaptık. Ayrıca proje içerisinde de insanların dinlenebileceği geniş bir peyzaj alanı sağlayarak bu doğal atmosferi daha da zenginleştirdik. Böylelikle arka tarafta kalan blokların da doğallıkla daha iç içe olmasını sağladık. Alışveriş alanında ise farklı bir konsept geliştirmeyi hedefledik. Kapalı yaşamdan kopuk günümüz alışveriş merkezlerinden farklı olarak daha geleneksel açık bir alışveriş merkezi tasarladık. Alışveriş merkezinin içerisinde modern toplumun ihtiyacı olan her şey bulunuyor, ancak fikir olarak daha geleneksel bir çarşı anlayışından beslendik. Öte yandan proje içerisinde havuzlara geniş bir şekilde yer vererek suyun yaşattığı dinginliği her yerde hissettirmek istedik. Ev ve otel ise ikisi birbirinden fiziksel olarak ayrışarak hareket edecek. Buradaki evler otelden hizmet alabilecekler. Buradaki evler otelin işletmesine bağlı olacak. Bu projeyi planlarken birçok belirleyici kriterleri göz önünde bulundurduk. Kendiniz için yaptığınız bir mimaride kurguda daha özgür davranabiliyorken; içerisinde otelin, alışveriş merkezinin ve rezidansın bulunduğu bir projede bu konseptlerin gerektirdiği kriterleri göz önünde tutuyorsunuz. Bu sistemin içerisinde yer alacak fonksiyonları kullanacak insanların talepleri doğrultusunda hareket ediyorsunuz. Burada yaptığımız çalışmalarla maksimum bir fayda sağlamayı gözettik. Nitekim proje içerisinde 1 santimetre alanı dahi, ihtiyacı karşılayabilecek şekilde tasarladık. 120 metrekarelik bir alandaki standartları, 100 metre karelik bir dairede de aynı ihtiyaca cevap verebilecek şekilde sunmaya çalıştık. Buradaki amacımız metrekaresi ne olursa olsun insanların yaşadıkları dairede aynı konforu sağlayabilmek. Aynı zamanda optimizasyon bir şekilde hareket ederken Mimari açıdan estetik değerleri de ön planda tuttuk.

Mimaride özellikle neyi ön plana çıkarmayı hedeflediniz?

Future Park İstanbul projesinde özellikle ön plana çıkarttığımız unsur, doğal yaşamla sağlanan uyumluluk. Esenyurt bölgesi, konutların çok yoğun olduğu bir bölge. Bu nedenle bu yoğunluk içerisinde projemizde, insanların dinlenebileceği bir yaşam alanı sunmayı çalıştık. Proje içerisinde yüzde 75 yeşil alan oluşturarak ev sakinlerini doğayla buluşturduk. Buradaki çocuk parklarımız, yürüyüş parkurlarımız gibi daha birçok unsurla projeyi daha geniş bir alanda yer vermek istedik. Özellikle belirtmek istiyorum ki burada araziye hiç dokunmadık. Her kottan araziye giriş sağladık. Bu projedeki yaşama bir rahatlık getiriyor. Nitekim projede yer alacak 2 bin bağımsız bölüm bulunuyor. Bu projede yaşayacak nüfusu göz önünde tuttuğunuzda trafiğin akışını doğru sağlamanız gerekir. Projede yaşam başladığında yaşanacak olası her durumu göz önünde tutarak vaziyet planını oluşturduk. Diğer taraftan ise projede güneş ışınından en verimli şekilde faydalanmayı amaçladık. Projeye hazırlandığımız ilk aşamada çevredeki yüksek blokları göz önünde bulundurarak, hangi dairenin nereden ışık alacağını hesap ettik. Çevredeki bu yüksek blokların ve kendi bloklarımızın hangi saatte nereye gölge düşüreceğini dahi hesapladık. Biz herhangi bir evden çok daha ötede projemizde; konforu, teknolojiyi ve estetiği bir arada sağlayarak insanların en özel zamanlarını güvenli ve mutlu bir şekilde yaşayacakları bir yaşam alanı sunmaya çalışıyoruz. Nitekim projenin en dikkat edici noktası akıllı bina teknolojileri, ancak bunun kadar bir diğer dikkat çekici unsur bloklarda avlunun olması. Projede en üst kattan zemin kata kadar doğal ışık iniyor. Eski evlerde insanlar kapıyı ilk açtıklarında gün ışığına ulaşabiliyorken, günümüz konutlarında artık bu mümkün olmuyor. Burada çatıdan gün ışığını içeriye çekerek insanlara kapıyı açtıklarında güneşle karşılaşmalarını sağladık. Daha yüksek bloklarımızda ise teknik nedenlerden ötürü bunu sağlayamadık. Proje içerisinde Future'nin felsefesini, esasen bu iki avlulu blok oluşturuyor. Kapınızı açtığınızda bir avluyla karşılaşıyorsunuz, karşı daireyle olan ilişkiniz kesiliyor. Küreselleşme gerek mimaride gerekse diğer alanlarda toplumlar üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Artan nüfus karşısında var olan konutun yetersiz kalışı, yüksek yapılı konutlara ihtiyaç doğuruyor. Ayrıca avluların içerisinde de yeşil alanlara yer vereceğiz. Böylelikle burada herhangi bir bitki, çiçek yetiştirile bilinecek. Öte yandan projede yer vereceğimiz kat bahçeleriyle de insanların dinlenebileceği alanlar oluşturacağız.

Future Park İstanbul, bölgeye nasıl bir değer katacak?

Özellikle şunu da belirtmek isterim bölgede emsal olanını minimum olarak kullandık. Esenyurt'un birtakım sorunlar yaşamasının nedeni imar planlamalarındaki aşırı müdahaleden kaynaklanıyor. Kullanım hakkı 100 bin metrekareyken aynı alana 250 bin metrekarelik İnşaat yapan proje sahipleri bulunuyor. Bu yaklaşım altyapı sorununu da beraberinde getiriyor. Biz bu projemizde imar planının öngördüğü yoğunluğa göre hareket ettik. Hukuk çerçevesi içerisinde kalarak optimumu arz etmeye çalışıyoruz. Bizim bu arsada 100 bin metrekare İnşaat yapma hakkımız var, eğer ki burada 250 bin metrekarelik inşaat yaparsak projemizin değeri düşer. Doğru olana yani 100 bin metrekareye sadık kaldığınızda ise daha yaşanabilir, daha kolay satılabilir ve daha kaliteli ürünler ortaya çıkarıyorsunuz. Bu projeye olduğu kadar bölgeye de değer katan bir unsur. Bu kritere dikkat edildiğinde yatırımcının da kaybettiği herhangi bir şey olmuyor. Bizim bir projede her şeyi kazanacağız şeklinde bir bakış açımız yok. Hakkını vereceğimiz projelerle anılmak istiyoruz. Nitekim projemizin isminden anlaşacağı gibi gelecek kaygısı içerisinde teknolojiyi kullanmayı, park tanımlaması içerisinde ise o doğallığı projede korumayı istedik.

Projenin mimarı olarak teknolojiyle buluşması nasıl oldu?

Future Park İstanbul projesinin, en önemli özelliklerinden biri akıllı bina teknolojilerini içerisinde barındırıyor oluşu. Projenin tasarımı içerisinde Akıllı Ev Sistem Uzmanı Song Mok Won ile uyumlu bir şekilde çalışma gerçekleştireceğiz. Nitekim akıllı ev teknolojisiyle ile Mimari yapı güçlü bir etkileşim içerisinde. Bu teknolojiyle evinizi uzaktan kontrol edebiliyorsunuz. Evin sıcaklığını ayarlayabiliyor, site içindeki tüm duyuruları otomatik mesajlarla ekranınızda görebiliyorsunuz. Ayrıca her türlü faturanızı zahmetsizce otomatik ortamda ödeyebiliyorsunuz. Öte yandan site içerisinde komşularınızla görüntülü iletişim kurabileceğiniz sistem sayesinde ayrıca gelen misafirleriniz siz evde olmasanız bile size sesli ve görüntülü mesaj bırakabiliyor. Bunun gibi daha birçok çözümü akıllı ev teknolojileri size alternatif olarak sunuluyor. Tüm bu unsurlar mimari açıdan da proje sürecini zorlaştıran değil kolaylaştıran bir yapı.

Bir projede çatı ve cephede uygulanılacak yöntem, gerek yalıtım gerekse estetik açısından oldukça önemli. Siz bu projede çatı ve cephede nasıl bir seçimde bulunacaksınız?

Çatı ve cephe bir konutun en önemli unsurlarından biri. Projede tünel kalıp yöntemi kullanıldığı için çok fazla esnek kullanımlarda bulunamıyoruz. Cephede görsel etki yaratacak prekast elemanlar kullanacağız. Alüminyum ya da karar vereceğimiz bir başka malzemeyi dışardan hazır getirerek projeye uygulayacağız. Ayrıca teknik çatıdan yana tercihimizi kullanacağız.

Bir mimar olarak sizin çizdiğiniz bir yapı içerisinde insanlar hayatlarını sürdürüyor. Bu sizi heyecanlandırıyor mu?

Benim tasarladığım bir yapıda yıllarca insanların hayatlarını sürdürecek olması elbette beni heyecanlandırıyor, ancak heyecanlandırdığı kadar da korkutuyor da. Şöyle ki mimarlık aynı zaman topluma ve ev sahibine karşı sorumluluk gerektiren bir meslek. Bu sebeple bir mimarın farkında olmadan yaptığı hata başkasının hayatını olumsuz etkileyebilir. Bunun bilinciyle tüm mimarların mesleğini sürdürmesi gerekiyor. Ayrıca mimarlık mesleğinin güzel olduğu kadar faşizan bir yönü de var. Nitekim mimarın konumlandırdığı şekilde kişi evinde hareket edebiliyor. Sizin nerde uyuyacağınız, yemek yiyeceğiniz mimarın seçimine göre belirleniyor. Burada kullanıcı eğilimlerini mimarın iyi analiz ederek, ihtiyaca yönelik çizimler yapması gerekiyor. Toplum gereksinimlerinin sosyolojik ve psikolojik gerçekliğini göz önünde bulundurduğunuzda iyi bir mimar oluyorsunuz. Üniversitedeyken projesini hepimizin çok beğendiği bir arkadaşımız, dersten geçemedi. Sunumun esnasında projeyi anlatırken ‘projenin bu kısmını sakatlara ayırdım' dedi. Okulda tüm öğrencilerin birbirine not verdiği bir puanlama sistemi vardı. Tüm sınıf, arkadaşımıza yüksek not verdiği halde kendisi dersten geçemedi. Hocamız arkadaşıma ‘En iyi proje senin olabilir, ama bedensel engelli insanlara bakış açın sakat olarak tabir edecek şekilde olduğu müddetçe senden hiçbir şey olmaz' dedi. Bir mimarın yaptığı projede toplumun her kesimini düşünmesi gerekir. Günümüzde mekân kalitesi artık insan kalitesini doğuruyor. Son zamanlarda oluşan standart insan profili mekândan kaynaklanıyor. Biz bu projede engelli insanları da göz önünde bulundurarak hareket ettik. Gerek konutlarda gerekse sosyal alanların her bir noktasında engelli insanlar düşünüldü. Nitekim akıllı ev sistemi aynı zamanda engelli insanlara da kolaylıklar sağlıyor.

İstanbul’da mevcut olan konutlar nüfusu her geçen gün artan şehrin ihtiyacını yeterince karşılamıyor. Buna karşın kentsel dönüşüm gibi projelerle şehir yeniden bir yapılanma sürecine girilerek günümüz ihtiyacına cevap verilmeye çalışılıyor. Bu süreçteki yapılaşmayı nasıl buluyorsunuz?

Son zamanlarda şehirlerde konumlanan projeler aşırı derecede standartlaştı. Ülkemizde İmar Planları doğru bir sistem içerisine girmediği müddetçe, konutta mimarinin özgünleşmesinden bahsedemeyiz. Açıkçası üç beş kişinin özgün işleriyle mimari çalışmaların yürümesi mümkün değil. Toplumların kimliğinde mimari yapılar mühür anlamındadır. Cumhuriyet dönemi sonrasında çok fazla özgün eser üretemememiz, sektörün gelişmesinin mali tabloyu iyileştirmekten başka hiçbir anlamının bulunmadığını ortaya koyuyor. Öte yandan son zamanlarda gündemde olan Kentsel Dönüşümün olumlu yanı olduğu kadar tartışılması gerekilen birçok yanı da bulunuyor. Kentsel Dönüşüm mü yoksa rantsal bir Dönüşüm mü olduğunu tartışmak gerekir. İnsanlardan arazilerini satın alarak bir dönüşüm sürecine giriyorsunuz. Bu yapılaşmanın teknik açıdan tartışılması gerektiği kadar, dönüşümün sosyolojik sonuçlarının da düşünülmesi gerekildiğini savunuyorum.

Güncel Emlak Haberleri

Güncel Emlak Kategorisindeki diğer haberler

  • Brooklyn Life'tan Yeni Yıl Fırsatı!

    Brooklyn Life'tan Yeni Yıl Fırsatı!

    Brooklyn Life; yeni yıla Anadolu Yakası’nın kalbi Fikirtepe’de ev sahibi olarak girmek isteyenleri kaçırılmayacak bir kampanya ile buluşturuyor.

© Copyright 2016 | 3DKonut.com inşaat, konut projeleri ve emlak haberleri platformu bir 3DVisualEarth iştirakidir. | Her Hakkı Saklıdır.