|   |   | 

İsmet Erdem: Konut Sektörü Büyümeye Devam Edecek

Yapı Kredi Kişisel Bankacılık Pazarlama ve Konut Finansmanı Direktörü İsmet Erdem, Konut sektörünün gelecek yılını değerlendirdi.

İsmet Erdem: Konut Sektörü Büyümeye Devam Edecek

Yapı Kredi Kişisel Bankacılık Pazarlama ve Konut Finansmanı Direktörü İsmet Erdem, gelecek yıl konut sektörü pazarının yüzde 29 büyüyerek 125 milyar lira ulaşacağını tahmin ettiklerini belirterek, “Bugünkü konut talebine baktığımızda talebin üst gelir grubu konutlardan ziyade orta ve orta üstü gelir grubunun satın alacağı segmente geldiğini gözlemliyoruz. Önümüzdeki dönemde talebin orta ve orta üstü gelir segmentine yönelik olacağını söyleyebiliriz” dedi.

Erdem, konut sektörüne ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2010 yılında 57 milyar lira olan konut kredisi stoğunun 2011 yılında yüzde 21 büyüyerek 70 milyar liraya ulaştığını, 2012 yılına gelindiğinde büyüme trendine devam eden konut kredisi sektörünün 2012 yılını 79 milyar lira hacimle kapattığını ve 2013 yılı eylül verileri incelendiğinde ise konut kredisi hacminin 2012 yılı verileri ile kıyaslandığında yüzde 23 büyüyerek 98 milyar liraya ulaştığının gözlemlendiğini anımsattı.

Bu yılın başında bir miktar daha aşağı inerek yüzde 0,70 – 0,80 bandında kalan faiz oranlarının yıl içindeki aşağı ve yukarı yönlü dalgalanmalar sonrasında yılı yüzde 0,85 – 0,90 bandında kapatacağını düşündüklerini ifade eden Erdem, şunları söyledi:

“Konut kredisi faiz oranlarının belirlenmesinde birçok parametre etkili oluyor. Bankalar konut kredisinde müşterilerine uzun vadeli kredi imkanı sağlayabilmek için hem yurtiçinde hem de yurtdışında pek çok finansal araçtan faydalanıyor. Yurtiçinde mevduat faiz oranlarında artış yaşanması ve uluslararası piyasalarda uzun vadeli borçlanma araçlarında meydana gelebilecek maliyet değişiklikleri konut kredisi faiz oranlarının belirlenmesinde önemli etkenler olacak. Bankaların yurtdışı uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin konut kredisi faiz oranlarının ana belirleyici unsuru olduğunu söyleyebiliriz. Bununla birlikte ülke risk primleri ve Merkez Bankası politikaları da faiz oranlarına yön veren diğer unsurlar arasında sayılabilir. Şu anki ekonomik konjonktüre baktığımızda ise bugünden genel bir tahmin yapmak kolay değil, ancak kısa vadede faizlerin yukarı yönlü bir trend izlediğini söyleyebiliriz.”

Gelecek sene konut sektörünü nelerin beklediğine ilişkin soru üzerine Erdem, “2014 yılında pazarın yüzde 29 büyüyerek 125 milyar lira ulaşacağını tahmin ediyoruz. Bugünkü konut talebine baktığımızda talebin üst gelir grubu konutlardan ziyade orta ve orta üstü gelir grubunun satın alacağı segmente geldiğini gözlemliyoruz. Önümüzdeki dönemde talebin orta ve orta üstü gelir segmentine yönelik olacağını söyleyebiliriz” diye konuştu.

“Konutun maliyeti piyasa koşulları içerisinde dengeleniyor”

Erdem, konut piyasasındaki satışların bankaların konut kredisi faiz oranlarına oldukça duyarlı olduğunu aktararak, sözlerine şöyle devam etti:

“Kredi faizlerinin düşmesi ile birlikte konut almanın tüketici açısından finansal maliyeti de bu paralelde azalıyor. Faizlerin yükselmesi ile birlikte ise konut fiyatlarının yukarı doğru yükselme hızı yavaşlıyor. Böylece tüketicinin satın alacağı konutun maliyeti piyasa koşulları içerisinde dengeleniyor. Tüketicinin koşuluna uygun faiz oranı ve konut fiyatı ile ödeme seçeneği oluştuğu zaman da konut kredisi kullanımı gerçekleşiyor. Tüketici piyasadaki fırsatları değerlendirerek, arz ve talep dengesine bakarak karar verebiliyor. Tüketici oturma amaçlı doğru evi bulduğunda satın alma kabiliyeti oluşuyorsa faize duyarlı davranmayıp konut kredisi alma kararı veriyor. Yatırım amaçlı taleplerde ise faizlerin yukarı yönlü hareketiyle birlikte satın alma kararında bir miktar erteleme söz konusu olabiliyor. Böyle dönemlerde yatırım amaçlı taleplerin azaldığı görülüyor. Genel olarak piyasa koşullarında konut fiyatı ile kredi faiz oranları birbirini dengeleyerek optimal düzeye geliyor.”

Türkiye’de her yıl 700 ile 800 bin konut ihtiyacı oluştuğunu, özellikle nüfus artışı, büyük şehirlere göç, eski konutların yenilenmesi, afet riski taşıyan konutların yerine güvenli ve sağlam meskenlerin yapılması gibi ihtiyaçların göz önünde bulundurulduğunda konut pazarında talebin devam edeceğini düşündüklerini anlatan Erdem, “Şu anki yüzde 0,85 – 0,90 bandınının tüketicinin aradığı evi bulması durumunda ev almak için doğru zaman olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

Erdem, konut kredilerinin Gayri Safi Milli Hasıla içindeki payına bakıldığında gelişmiş ülkelerde yüzde 50 seviyelerinde olan bu oranın, Türkiye’de yüzde 6 seviyelerinde olduğunu belirterek, bunun da gelecek dönemlerde bu alanda kat edilecek oldukça büyük bir mesafe olduğunu gösterdiğini söyledi.

“Konut yabancı yatırımcılardan talep görmeye devam edecek”

Erdem, dört mevsimin bir arada yaşandığı Türkiye’de konut alacak yabancı yatırımcılara değişen beklenti ve tercihleri doğrultusunda pek çok alternatif sunulabildiğini aktararak, eskiden Fransa, Belçika, Hollanda, Avusturya, Danimarka ve İsveç vatandaşları Ege ve Akdeniz sahilerinden konut almayı tercih ettiğini, bugün ise Arap ülkeleri vatandaşlarının da tercihinin iklim koşulları dolayısıyla Karadeniz şeridi ile büyük şehirler olacağını kaydetti.

Yabancıların, Türkiye’de konut edinmeleriyle ilgili gerekli yasal düzenlemelerin yapıldığını hatırlatan Erdem, “Bu da yabancıların ülkemizden satın aldığı gayrimenkullerin sayısını arttırdı. Ülkemizde konut yüksek prim oranlarına sahip olduğundan gelecek yılda da yabancı yatırımcılar tarafından talep görmeye devam edecek” diye konuştu.

Sözcu

Güncel Emlak Haberleri

Güncel Emlak Kategorisindeki diğer haberler

  • Röper Nedir?

    Röper Nedir?

    Röperleme nasıl yapılır, nelere dikkat edilir?

© Copyright 2016 | 3DKonut.com inşaat, konut projeleri ve emlak haberleri platformu bir 3DVisualEarth iştirakidir. | Her Hakkı Saklıdır.