|   |   | 

Beydağ Konut Projeleri Vitrini

Beydağ Projeler Haritası

Beydağ Konut Projeleri

ANTİK BİR KENT OLAN BEYDAĞ'IN TARİHÇESİ..

Kaystros (Küçük Menderes) ırmağı, Kiraz İlçesi topraklarından doğar, hafif bir yay 
çizerek Beydağ'dan Ödemiş'e doğru uzanır. Eskiden beri suladığı ova onun adıyla 
anılmıştır. Mevsimine göre taşar, çevresini kaplar, iki kıyısını da yeşertir, bolluk 
getirir. Mart ayında tarımsal hareketlenme başlar.Toprak canlanır.

Bu verimli ovanın kuzeyine, adı tarihte türlü mitolojik öykülere karışmış Tmolos
(Bozdağlar), güneyini ise Messogis(Aydın Dağları) çevirir.

Ovanın belgelendirilen tarihi M.Ö.3000 de başlayan eski Tunç çağına kadar 
çıkmaktadır.Daha eski devirlere ait bilimsel çalışma yapılmadığından daha öncesi 
bilinmemektedir.

Bölge sırasıyla Hititler, Frigler, Kimmerier ve Lidyalılar'ın egemenliğine girdi. 
M.Ö.546'da doğudan gelen Persler Lydia egemenliğine son verdiler. Yukarı Kaystros
vadisi M.Ö.334'de Mekodonya Kralı İskender'in eline geçti. Daha sonra birçok el 
değiştiren ova M.Ö.133'de Roma egemenliğine girdi. Bu dönemde parlak günler, 
depremler ve hastalıklar yaşandı. M.S.395'de Kilbianos ovası Bizans İmparatorluğu'nun 
Thracessien Theme'si içinde kaldı. Bizans'la birlikte M.S.IV. yüzyıldapeganizim inançları
yasaklanarak,Hıristiyanlık Kilbianos ovasındaki Pyrgion (Birgi), Koloe (Kiraz), Palaiopolis 
(Beydağ), Hypaipa (Günlüce), Nikaia gibi kentlerde piskoposluk kuruldu.

Beydağ İlçesinin ne zaman ve kimler tarafından kurulduğunu bugüne kadar tam olarak saptanamamıştır. Ancak bu konuda yapılan çeşitli araştırmalardan Beydağ'ın
Bizanslar döneminde mevcut olduğu ve o zamanki isminin Palaiapolis olduğu anlaşılmaktadır. Palaiiapolis sözcüğü Yunancada Eskişehir anlamına gelmektedir. Şehrin
kelime anlamı bakımından Bizanslar döneminde de olduğu anlaşılmaktadır.

Prof.WİLLİAM M.Ramsey'in "Anadolu Tarihi Coğrafyası" imli eserine göre, M.S.451 yılındaki Bizans Cholcedon Meclisi kayıtlarında şehrin ismi Palaiapolis olarak
geçmektedir. Yine aynı eserde Palaiapolis kentini kuranların Kilbia'lılar olabileceği belirtilmektedir. Ancak bu bilgi de kesin değildir.

13.Yüzyıla kadar Bizanslılar'ın idaresinde kalan şehir daha sonra Türklerin hücumuna uğramış, önde Aydın Oğullarının,1426 yılından sonra da Osmanlı Devleti'nin
yönetimine girmiştir. Palaiapolis sözcüğü Türkler tarafından BALYAMBOLU şeklinde telaffuz edilmiştir.

17.yüzyılda burayı ziyaret eden Evliya Çelebi seyahatnamesinde şu bilgileri vermiştir. "Burası Aydın toprağında 150 akçe şerif kazanır. Nahiyeleri yedi köydür. Bir 
kasabası, bağ ve bahçeli bir dağ eteğinde 300 evli, bir camili, bir han ve hamamlı, birkaç dükkanlı kasabadır. Haftada büyük bir pazarı olur. Pamuk ipliği, pamuk bezi ve 
dimisi meşhurdur. Biyan kökü çok olduğundan buraya Biyanbol adı verilmiştir."

Balyambolu 19.yy ikinci yarısı ortalarında gelişmekte olan kazalardandır. 1982 yılı İsmail Cevit'in Salnamesinde Ödemiş kazasının güneydoğusunda, kuzeyinde Kales 
nahiyesi, doğusunda Eleşar kazası, güneyinde Nazilli kazası, batısında ise Ödemiş ile sınırlı olduğu 17 köyünün bulunduğu ve nüfusunun 5687 olduğu yazılıdır. İlçe daha 
sonraları güneyindeki dağlara izafeten BEYDAĞ adını almıştır.

1867'de çıkarılan Vilayetler İdare Kanunuyla Keles, Balyambolu, Birgi Bucak durumuna getirilerek Ödemiş Kazasına bağlandı.

15 Mayıs 1919'da İzmir' in Yunanlılarca işgali üzerine Ödemiş'te Kuvayı Milliye kuruldu. Hacı İlyas cephesin çökmesi ve 1 Haziran 1919'da Ödemiş'in işgali üzerine 
ovada efe, zeybekler ve halk yeni cepheler oluşturdu. Bozdağ, Kaymakçı, Çaylı, Köseler, Halkapınar, Beydağ, Bademli ve Mendegüme'de açılan cephelerle Yunanlılar'a 
bir yıla yakın kayıplar verdirildi. Zamanla bölgede cepheler dağıldı, Yunanlılar Beydağ'a kadar girdi. Gerilla tipi yıpratma muharebelerinin yerine düzenli ve disiplinli Türk 
Ordusunun muharebeleri aldı.

30 Ağustos 1922'deki Büyük Zaferden sonra Yunanlılar 1 Eylülden başlayarak yöreyi terk ettiler ve 3 Eylül 1922'de de tamamen Ödemiş'ten ayrıldılar.

04 Temmuz 1987 Tarihine kadar Ödemiş'e bağlı Bucak durumunda olan Beydağ bu tarihten itibaren kent yaşamını ilçe olarak sürdürmeye başlamıştır.

EKONOMİK DURUM
    Beydağlı halkın büyük bir bölümü tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlamaktadır.
Bölge toprağı çok verimli olmasından ve iklim koşullarının da uygunluğu nedeniyle
aynı topraktan bir yılda iki - üç ürün elde edilebilmektedir. Hayvancılık ise 
daha çok ovada ve merkezde büyükbaş hayvancılık başta olmak üzere, küçükbaş 
hayvanda beslenmektedir. Tarım ve hayvancılıkta aile ziraatı özelliği göze çarpar. 
Ziraatta modern aletler kullanılır. Birçok yöreye göre gerek tarımda gerekse
hayvancılıkta daha bilinçli çalışma yapılır.

Tarımsal ekonomide en önemli yeri kestane, incir ve zeytin almaktadır. 
İlçemizde yıllık 2500 ton kestane, 1500 ton incir,750 ton zeytinyağı üretilmektedir.
Ayrıca Halıköy'ün Ovacık yaylasında 1000 tona yakın barbunya yetiştirilmektedir. 
Hayvancılığın hızla geliştiği ilçemizde, ovamızın büyük bir bölümü hayvan
yemi olarak kullanılan silajlık mısır ekilidir. Bunu yanında meşhur patatesimiz,
karpuz, domates ve biberimizde çiftçimizin önemli gelir kaynaklarıdır.

Son 10 yıldır hayvancılık halkımızın en önemli gelir kaynağı durumundadır. 
Özellikle büyükbaş hayvancılık modern tesisleriyle her geçen gün gelişerek, 
büyümektedir. Günlük ortalama 50 ton civarında süt toplanarak mandıralara satılır.

Sanayisinde en önemli yeri zincir fabrikaları alır. Bu fabrikalarımızda hayvan 
besi zinciri, kar zinciri ve çivi üretilir. Yaklaşık 200 kişiye istihdam sağlayan bu tesislerin
ilçemize önemli ekonomik katkı sağlar.

Bir zamanlar maden kasabası olan ilçemiz, Etibank Halıköy maden işletmesinin 1994 yılında kapatılmasıyla, ilçemiz ekonomisi kötü yönde etkilenmiştir. 2007 yılında 
özelleştirilen tesislerde antimuan madeni çıkartılmakta ve 50 kişiye istihdam sağlamaktadır.

Küçük el sanatları da oldukça gelişmiş, marangozluk, terzilik, ayakkabı imalatı, demir doğramacılığı ve çilingirlik başta gelmektedir. 
Çok çalışkan olan Beydağlı kadınlar, tarım ve hayvancılığın dışında kalan zamanlarda iğne oyası ile dantel işleyerek ev ekonomisine katkıda bulunmaktadırlar.

        Başında pırlanta cevizli dağları 
        Önünde akar Menderes ayağı
        Bir baştan bir başa bağı bahçesi
        İnan ki cennetten güzelsin Beydağı
COĞRAFİ KONUM
Konumu:

Beydağ, Ödemiş ilçesinin güneydoğusunda, 30 km. mesafede, Küçük Menderes
havzasında, Aydın Dağlarının eteklerinde kurulmuş eski ve toplu bir yerleşim merkezidir.

Beydağ ilçesinin doğusunda Nazilli İlçesi, güneyinde, Nazilli ve Sultanhisar ilçeleri, 
kuzeyinde Kiraz İlçesi, kuzeybatısında Kaymakçı Bucağı, batısında Bademli Bucağı 
vardır. İlçe sınırları içerisinden Küçük Menderes nehri ve bu nehrin en büyük kolu 
olan Tesavra çayı geçer. (Yazın sulama nedeniyle yataklarından su kalmaz.)

Beydağ, İzmir iline 142, Ödemiş ilçesine 30, Nazilli ilçesine 38 km. mesafededir. 
Ödemiş ve İzmir'e asfalt, Nazilli'ye de devamlı açık stabilize yolla ulaşım sağlanmaktadır.
Köy Hizmetlerince ikinci bir yol Beyköy-Sinekçiler güzergâhından Nazilli'ye açılmıştır.

Beydağ 21 Köyüne ve çevre bucaklara devamlı açık yollarla bağlıdır. Beydağ'ın ulaşım 
sorunu yoktur.

İklimi:
Beydağ'ın rakımı 235 dir. Akdeniz iklimine yakındır. Dağların denize dik olmasından dolayı Ege kıyılarının ilkim özelliklerini de taşır. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve 
yağışlı geçer. Yağışlar genellikle yükseklere kar Beydağ civarına da yağmur olarak düşer. Bahar ve güz mevsimlerinde özellikle bol yağmur yağar.

Bitki örtüsü olarak, dağ eteklerinde zeytin ve incir, üst kısımlarda kestane ve meşe daha yükseklerde de iğne yapraklı çam ormanı hakimdir. 
Toprak çok verimlidir. Özellikle Küçük Menderes ovasında (patates, kavun, karpuz, slajlık mısır ve tüm sebze çeşitleri) ekilir. Fazla rüzgâr almayan bölgelerde 
narenciye de yetişmektedir. Beydağ ve çevresi yaz kış yeşilliğini korur.

Beydağ Konut Projeleri

daha fazla yükle

© Copyright 2016 | 3DKonut.com inşaat, konut projeleri ve emlak haberleri platformu bir 3DVisualEarth iştirakidir. | Her Hakkı Saklıdır.