|   |   | 

Kütahya Konut Projeleri Vitrini

Kütahya Projeler Haritası

Kütahya Konut Projeleri

Kütahya (Latince: Cotyaeum), İçbatı Anadolu Bölümü'nde Kütahya ilinin merkezi şehirdir.

Eski kaynaklara, sikke ve yazıtlara göre Kütahya’nın antik dönemdeki adı “Kotiaeion” (Cotiaeion)'dur[2]. Ünlü Antik Çağ coğrafyacısı Strabon bu adın, “Kotys’in Kenti” anlamına geldiğini belirtmektedir. Kotys, Trakya’da yaşayan Odrisler’den olup, Romalılar’ın M.S. 38’de Anadolu’ya gönderdiği bir komutanın adıdır. Kütahya Müzesi’nde bulunan bir sikkede bu ad “Koti” olarak geçmektedir. Kütahya adı, eskisine benzetilerek Türkler tarafından verilmiştir[3]. Şehrin nüfusu 2013 yılına göre 249.558'dir.1927'de 17.000 olan nüfusu, 1990'da 131.000'e, 2000'de 167.000'e, 2008'de 213.000'e 2010'da 235.000'e çıkmış, 2014'te 228.000'e gerilemiştir. Kent'in günümüzde ki belli başlı görülmesi gerekli yerleri Kütahya Kalesi, Cumhuriyet Caddesi (Yeni adı Sevgi Yolu) kentin merkezinde bulunan simgesi haline gelmiş çiniden yapılmış olan Vazo ve tarihi Germiyan Sokağı, Saat Kulesi, Zafertepe Anıtı,Tarihi Hükümet Konağı(şu an Adliye olarak kullanılmaktadır), Frig Vadileridir.

Eğitim
Kütahya'da bulunan Dumlupınar Üniversitesi fiziki yapı ve büyüklüğü bakımından ülkemizin en önde gelen üniversitelerinden biridir.

Coğrafya
Kütahya, Yellice Dağı'nın (eski adı Acemdağı) kuzey eteğinde, Kütahya Ovası'nın güney kenarında kurulmuştur. Bah'tan gelen Katar Suyu, ovanın ortasından geçer ve şehrin 3 km kuzeybatısında olabilir. Sakarya Nehri'nin büyük bir kolu olan Porsuk Çayı'na katılır. Şehir, ovadan başlayarak, güneye doğru yükselen bir yerde kurulmuştur. Alayunt, Balıkesir demiryolu istasyonunda yüksekliği 935 m olan yer, çarşı kesiminde 970 m'ye yükselir. Şehrin, iç kale kalıntılarının bulunduğu Hisar Tepesi'nde yükselti 1000 m'yi aşar. Şehir, bu tepe ile Hıdırlık Tepesi arasından bir dere vadisi boyunca yer alır. Şehrin eski çekirdeği, Hisar Tepesi önündedir ve önemli tarihî anıtlar bu kesimde bulunur. Evler, tepelerin yamacına yaslandığı gibi, özellikle yeni semtler ovaya doğru da yayılır. Yeni semtlerde sokaklar ve caddeler, düz ve geniş eski semtlerde ise dar, taş kaldırımlı ve çok defa da yokuşludur. Kütahya batıda Tavşanlı üzerinden Bursa'ya (Marmara Bölgesi) ve Balıkesir'e, (Ege kıyıları) güneybatıda Çavdarhisar ve Gediz üzerinden Ege Bölgesi'ne güneydoğuda Afyon üzerinden Konya'ya ve Akdeniz kıyılarına, kuzeydoğuda Eskişehir ve Bilecik yörelerine bağlanır. Bu durumu, şehrin, Osmanlılar devrinde canlı bir konak yeri ve önemli bir yönetim merkezi seçilmesine sebep olmuştur. 19. yüzyıl sonlarında Anadolu demiryolları yapılırken, Kütahya doğrudan doğruya bu yol üzerinde yer almadı, kısa bir şube hattıyla ana hatta bağlandı. Cumhuriyet devrinde demiryolunun Balıkesir'e uzatılması, şehrin canlılığını arttırdı. Burada bulunan tuğla ve kiremit ocakları ile un fabrikasına, Cumhuriyet devrinde şeker fabrikası (1954) ve azot fabrikası (1961, genişletme 1966) katıldı, çinicilik yeniden canlandırıldı.

Güzel sanatlar
Germiyanoğulları Beyliği'nin başlıca mimarî eserleri Kütahya'da görülür. Bu devir camileri, klasik osmanlı camileri planında, tek kubbeli ve revaklı, üç bölümlü son cemaat yeri olan yapılardır.

Kurşunlu Camii 1377'de, ahi şeyhi Mehmed tarafından yaptırıldı. Kare mekânı, türk üçgenleriyle geçilen kubbe örter. Son cemaat yerinin ortasında ayna tonoz, yanlarda küçük kubbeler yer alır.
İshakfakih Camii (1433), kesme taş tuğla duvarları ve gösterişli bir cephesi vardır. Son cemaat yeri üç bölümdür. Bir bölümü türbe durumundadır. Gösterişli cephesi ve düzenli mimarîsi dikkati çeker. Son cemmat yerinde kesme taşların çevresi kırmızı tuğlalarla çevrilidir. Sütun başlıkları türk üçgenlidir. Taş mihrabın çevresini 15. yüzyıl özelliği gösteren iki renkli çinilerden bir sıra bitkisel bezemeli çini çevirir.
Ulu Cami, Yıldırım Bayezid'in başlattığı ve Musa Çelebi'nin 1410'da tamamlattığı caminin yerine yeniden yapıldı (1889-1891). Son devir osmanlı mimarîsinin önemli ve klasik ölçüye bağlı az rastlanan yapılarından biridir. Burada, arka arkaya iki kubbe, altı yarım kubbe ile çevrilmiş, köşelere de birer kubbe yerleştirilmiştir. Mihrap dışa doğru beş köşeli bir çıkıntı halindedir. Üzeri yarım bir kubbeyle örtülüdür. Dört aynalı tonoz ve ortada kubbenin yer aldığı beş gözlü son cemmat yerinin eski yapıdan kalma olduğu sanılır. Osmanlı mimarîsinin en karışık devrinde, çok başarılı bir yapı olarak görülür.
Germiyanoğlu Yakup Bey II'nin (1390-1428) külliyesi, medrese, mescid ve imaretten meydana gelir, kendi türbesini de içine alır. Günümüzde kitaplık olarak kullanılan ve yapılış tarihi kesin olarak belli olmayan külliye, Germiyanoğulları'nın en önemli dinî yapılarındandır. Ortada büyük kubbeli, şadırvanlı, kapalı avluya üç yönden açılan, üç kubbeyle örtülü eyvan ve üç kemerli dışarıya açılan, üç kubbeli giriş revakının iki yanında kubbeli odalar vardır. Eyvanların üzerinin kubbelerle örtülü olmasının dışında, T planlı, köşeli veya yan mekânlı tip olarak nitelendirilen osmanlı yapılarıyla benzerlik gösterir. Yakup Bey'in türbesi, parmaklıklarla yan eyvanlardan ayrılmıştır. Sanduka, bir bölümü 15. yüzyıl'dan bir bölümü de son onarımlardan kalma çinilerle kaplıdır. Soldaki kubbeli mekân, külliyenin mescididir. Yazıtlar üç bölümlü giriş revakında büyük yer tutar. Germiyanoğlu mimarîsinin erken bir örneği olan Vacidiye Medresesi, Anadolu Selçukluları'nın kapalı medreseler geleneğine bağlıdır.
Balıklı camii Kütahya Balıklı Mahallesi’nde bulunan caminin kapısı ve minare kaidesi üzerindeki kitabelerden Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev (1237-1246) döneminde Kütahya Fatihi olarak tanınan Hezar Dinari tarafından 1237’de yaptırılmıştır. Daha sonra Germiyanoğlu Süleyman Şah (1361-1387) zamanında Özbek Subaşı tarafından 1381-1382 yılarında onarılmıştır. Bir diğer kitabeye göre de; 1642-1643 yıllarında Salih Mehmet isimli bir kişi minareyi yaptırmış içeriye bir de minber koydurmuştur.

Kütahya Konut Projeleri

daha fazla yükle

© Copyright 2016 | 3DKonut.com inşaat, konut projeleri ve emlak haberleri platformu bir 3DVisualEarth iştirakidir. | Her Hakkı Saklıdır.